Haftada 3 saatlik orta
derecede egzersiz,
kandaki östrojen miktarını düşürerek meme kanseri riskini azaltıyor.
Menopoz dönemindeki kadınlardan oluşan
denekler üzerinde 3 ay içinde haftada 5 günlük bir
egzersiz programı uygulayan
araştırmacılar, egzersiz yapmayanlarla
kıyasla, egzersiz yapanların kandaki
östrojen bezinin anlamlı derecede düştüğünü saptadı.
Uzmanların yaptığı
araştırmalar egzersizin meme kanseri riskini azalttığını ortaya çıkardı.
Egzersiz yapmak sadece östrojen seviyesini düşürmekle kalmıyor, yağ
depolarını azaltıyor ve kemik yoğunluğunu olumlu yönde etkiliyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Prof.
Dr. Mahmut Müslümanoğlu, meme kanseriyle ilgili soruları yanıtladı.
SORU:
Meme kanserini önlemek için en önlemli kıstas nedir?
CEVAP: Meme kanserini önlemek için en
önemlisi ele gelmeden işi yakalamaktır.Dolayısıyla zamanı geldiğinde
mamografi, ultrason, ve doktor muayenesi en güvenilir yoldur.
SORU:
Mamografi bana zarar verir mi?
CEVAP: Mamografi, en
düşük dozda, yüzde bir niteliğinde radyasyon verir. 40-50 yaş arası düzenli
olarak çekilmesi radyasyon riskini arttırmamaktadır.
SORU:
Büyük göğüslü kadınların meme kanserine yakalanma riski daha mı fazla?
CEVAP: Bariz bir
etkileşim söz konusu değildir.
SORU:
Peki çocuk doğurmayan bir kadınla doğurmuş olan arasında bir fark var mı?
CEVAP: Az bir fark var
ancak gerekli taramalara uyan kadınlarda bu fark ortadan kalkar.
SORU:
Hangi doktorlara gözükmeliyim?
CEVAP: Tanıya giden
yolda ele gelmeden çok erken aşamada hastalığa tanı koymak için yapılan
incelemelerin(mamografi, ultrason, mr)teknik olarak yüksek kalitede olması
ve ayrıca yorumcunun çok iyi olması gerekmektedir. Bize gelen 10 kişinin
Radyoloji incelemesinin yedi-sekisinde yorum eksikliği veya aşırı yorum(
gereksiz biyopsi önermek gibi)bulunmaktadır.
SORU:
Kansere yakalanmamak için beslenmemde dikkat etmem gereken bir unsur var mı?
CEVAP: Günümüzde moda
olan ve kişileri çokça korkuya sevk eden" Bunu ye iyi, bunu yeme kötü olur
"bilimsel bir yaklaşım değildir. Dengeli beslenme ve ideal kilonun
sağlanması, her şeyden önemlidir.Her gün bir sürü hasta, korkuyla elinde,
"Hocam ben yoğurt yemiyorum, süt içmiyorum balkonumda sebze yetiştiriyorum"
gibi uzunca bir listeyle geliyor. Son dönemlerde insanların kafasını
karıştıran unvanlı insanlar, bilimsel olmayan gereksiz korkular yaydı.
Dünyada yapılan önemli kongrelerin hiçbirinde bu tip safsata diyebileceğimiz
konulara yer verilmediği gibi ciddi bilim adamları tarafından da
onaylanmamaktadır. Önerdiğimiz şeyler; mevsiminde dengeli beslenme, ideal
kilo oranları ve kabul edilebilir stresle yaşamak.
SORU:
Meme kanseri tedavisi için yurt dışına gitmeme gerek var mı?
CEVAP: Bugün
ülkemizdeki bilim adamlarının bilimsel düzeyi, dünyadakilerle eşdeğerdedir.
Teknolojik imkanlar ve ilaç tedavisi uygulamaları en ileri ülkelerdeki gibi
aynen Türkiye de de bulunmaktadır. Üstelik burada hekim seçme ve doğru
hekime ulaşmanız çok daha yüksektir.